Akçaağaç
(Acer)
Akçaağaç Künyesi
Sabunağacıgiller (Sapindaceae) familyasından gelen Akçaağaç, kuzey yarımkürenin ve sonbaharın simgesidir. En yaygın türü Dağ Akçaağacı olsa da, Japonya'dan Kanada'ya kadar 128 farklı türüyle dünyayı süsler.
Japonya ve Kore: Sonbaharda akçaağaçların renk değişimini izlemek "Momijigari" adında eski ve köklü bir gelenektir.
Kanada: Bayraklarındaki o meşhur yaprak, gücü ve dayanıklılığı simgeleyen akçaağaç yaprağıdır.
Hiroşima: Aynı zamanda Hiroşima kentinin de simgesidir.
Gölgeye ve hastalıklara dayanıklıdır ancak tek bir şeye tahammülü yoktur: İnsan kaynaklı kirlilik.
Egzoz dumanları, asit yağmurları ve otoyol kenarlarındaki tuzluluk onu zayıflatır. Parklarda görsek de, aslında o temiz orman havasına aittir.
Bahçe süs bitkisi, bonsai, mobilya malzemesi ve tabii ki o meşhur şurubun kaynağıdır. Tıpkı ağaç müzelerine "Arboretum" dendiği gibi, özel akçaağaç koleksiyonlarına da "Aceratum" denir. Dünyanın en büyüğü Hollanda'dadır.
Tembellik Cezası: Efsaneye göre akçaağaç eskiden şurubu musluktan akar gibi verirmiş. İnsanlar tembelleşip ağaç diplerinde yatmaya başlayınca Tanrı şurubu sulandırmış; artık tatlıya ulaşmak için emek vermek (kaynatmak) gerekiyor.
Konuşma Çubuğu: Kızılderililer önemli konuları tartışırken akçaağaçtan yapılmış bir çubuk kullanırlarmış. Çubuk kimin elindeyse sadece o konuşur, diğerleri saygıyla dinlermiş. Herkesin sesinin duyulması için muazzam bir yöntem.
"Bir toplumda hem doğaya hem insana saygı hayatın temeli oluyorsa, orada hem tatlı yenir hem de tatlı konuşulur sevgili bitki dostlarım."