Bamya
(Abelmoschus esculentus)
Bamya Künyesi
Ebegümecigiller (Malvaceae) familyasının bu tartışmalı üyesi, kiminin en sevdiği, kiminin yanına yaklaşmadığı bir sebzedir. Ancak çiçeklerine dikkatli baktığınızda, onun ne kadar asil bir soydan geldiğini görebilirsiniz.
Bamyanın o güzel, ortası kırmızı/mor sarımsı çiçekleri size tanıdık geldi mi? Çünkü o; Pamuk, Kakao ve Japon Gülü (Hibiscus) ile yakın akrabadır. Sebze deyip geçmeyin, çikolata ve tekstil devleriyle aynı ailedendir!
Kökeni Afrika veya Güney Asya'dır. 17. yüzyılda Afrikalı kölelerle birlikte Amerika kıtasına taşınmış, orada "Gumbo" veya "Okra" adını almıştır.
İngilizler ise ince uzun yapısından dolayı ona "Ladies' Fingers" (Hanımparmağı) gibi zarif bir isim takmışlardır.
Limon Mucizesi: Pişirirken salgıladığı o yapışkan sıvıdan (buna "salyalanma" denir) hoşlanmıyorsanız, mutlaka limon suyu ekleyin. Limon, hem o yapışkanlığı keser hem de bamyaya "afrodizyak" etkisi atfedilen o mayhoş tadı verir.
Bamya Kahvesi?! Amerikan İç Savaşı sırasında kahve bulamayan halk, bamya tohumlarını kavurup öğüterek kahve niyetine içmiştir. Yokluk, yaratıcılığı doğurur!
Sıcağı ve güneşi sever, killi toprakta bile yetişir. Tohumlarını ekmeden bir gece önce suda ıslatırsanız çimlenmesi hızlanır (6-21 gün).
Komşuluk: Bahçenizde biberlerinizle yan yana ekmeniz tavsiye edilir. Çiçekleri oluştuktan kısa süre sonra, henüz körpeyken toplarsanız en lezzetli halini yakalarsınız.
Ayrıca tohumlarından biyodizel üretilebildiği, yapraklarının yenebildiği ve çiçeklerinin çay yapımında kullanıldığı düşünülürse; bamya gerçekten de her zerresiyle faydalı bir bitkidir.