Ahududu
(Rubus idaeus)
Bu bitki bence tam bir lezzet şöleni; gülgiller (Rosaceae) familyasından Rubus idaeus yani Ahududu (veya frambuaz).
İsmi Nereden Geliyor?
Latince'deki Rubus "kırmızı" sözcüğünden türetilmiştir. Idaeus ise bizdeki “İda Dağı” ya da bugünkü adıyla Kaz Dağı’na özgü demektir. Biz ise bu "Kaz Dağı kırmızısına", ceylan anlamına gelen “ahu” ve meyvesini benzettiğimiz “dut” kelimelerini birleştirerek "Ahududu" ismini vermişiz.
Nemli ve ılıman iklimleri seven ahududu, Kuzey Avrupa ve Asya’ya özgü çok yıllık bir bitkidir. Kuzey Amerika’da da akrabaları vardır ama aynı tür değildirler. Ahududunun meyvesi pek çoğumuzun sandığının aksine tek parça değil, aslında üzüm salkımı gibi küçük meyveciklerden oluşan bir demettir.
Meyvelerini yaz sonu ve sonbahar başı gibi olgunlaştırır. En son Sakarya taraflarında bir bahçede görmüştüm ama onu sadece bir bahçe bitkisi olarak düşünmeyin, yabani olarak dağ ormanlarında da karşınıza çıkabilir. Hatta yabani formlarının çok daha kokulu ve lezzetli olduklarını da belirteyim, yolunuza çıkarsa tadına bakmayı ihmal etmeyin.
Kullanımı ve Faydaları:
Pasta, dondurma, reçel, şurup ve likör yapımında sıkça kullanılır. Ahududunun antioksidan etkilerinin mide ve bağırsak kanserlerini önleyici ve karaciğeri koruyucu olduğu söylenmektedir.
Bahçecilik Notu:
Bahçenizde yetiştirmek isterseniz bol su ve güneş ihtiyaçlarını karşılamanız, tıpkı tüm gül ailesi üyeleri için olduğu gibi kendisine karşı biraz sabırlı davranmanız gerekir. Bakımıyla ilgili önemli püf noktaları buraya sığmayacak kadar uzun ama ne şanslıyız ki Hakan Atıcı hocamızın bize verdiği meyvecilik notları arasında bu bilgilerin hepsi mevcut.