Ayrıkotu
(Elymus repens)
Ayrıkotu (Elymus repens), hem istilacı hem de inatçı çok yıllık bir yabani bitkidir. Bahçıvanlar için genellikle "sevilmeyen bitkiler listesi"nin en başında yer alır. Ağustos ve Eylül aylarında bolca tohum üretip etrafa yayılmadan onu bahçenizden uzaklaştırmak istersiniz ama ne çare; istenmeyen bir misafir gibi tekrar tekrar çıkagelir.
Ancak her tür toprakta ve her koşulda yaşama tutunmayı sürdüren bu bitkinin bize vermek istediği önemli bir mesaj vardır: “Her ne olursa olsun, yaşamdan vazgeçme...”
Belki izlemişsinizdir; başrolünde usta oyuncular Tarık Akan ve Şerif Sezer’in olduğu “Deli Deli Olma” filminin ayrıkotu ile ilgili acıklı bir sahnesi vardır. Tarık Akan’ın canlandırdığı Mişka Dede karakteri, kendini ayrıkotuyla özdeşleştirerek şöyle der:
“...Bense bir ayrıkotuyum, her çıktığı yerden sökülen. Sarmaşık olmak isteyip de basit bir ot bilinen. Bir ayrıkotuyum, kökü olmayan, sevilmeyen. Sarmaşık olmaya özenen, öylece bir ot işte...”
Şaşırtıcı Faydaları:
Şarkıda söylenenin aksine ayrıkotunun çok güçlü ve yayılıcı kökleri vardır. Toprak yüzeyine kadar olan kısmını söküp atsanız bile o yine filizlenir. Peki bu inatçı bitkinin köklerinin haşlanarak yenebildiğini, hatta bu köklerden kaynatılarak tatlı bir şurup elde edildiğini söylesem şaşırır mısınız?
Taze filizleri bahar aylarında salatalara konabilir; tatlı ve bol liflidir. Detoks yapanların içtiği “buğday filizi suyu” gibi ayrıkotu filizinin suyu da içilebilir. Kökleri böbrek, karaciğer ve mesane rahatsızlıklarında tedavi amaçlı kullanılır.
Hayvanlar Neden Yer?
“Yemediğiniz bir yemeği asla sokak hayvanlarına vermeyin!” uyarısını şimdi daha iyi anlayacaksınız. Kedilerin veya köpeklerin bazen ot yediğini görmüşsünüzdür. Normalde etçil olan bu dostlarımız, rahatsızlandıklarında (özellikle parazit durumlarında) ayrıkotunu ilaç niyetine tüketirler.
⚔️ Ayrıkotu ile Mücadele: Kaynar Su ve Bizans Savunması!
Bu kadar yararlı olsa da bahçedeki diğer bitkileri (mesela benim akşamsefalarımı) boğduğu için ondan kurtulmak isteyebilirsiniz. Kopararak veya yakarak kurtulmak zordur.
İlginç bir yöntem olarak; taşların arasından fışkıran otları kaynar suyla haşlayanlar varmış! Bu bana Bizans filmlerinde kale burcundan düşman askerlerine kızgın yağ dökülen sahneleri hatırlatıyor, hem dehşetli hem komik... Daha bilimsel yöntemler ise herbisit kullanmak ya da toprağı malçlama yöntemiyle örtmektir. Ben şimdilik kökleri elle temizlemeyi deneyeceğim, bakalım kim kazanacak?