Eğreltiotu
(Pteridophyta / Polypodiophyta)
Eğreltiotları, evrimsel süreçte bitkilerin sudan karaya geçişindeki son aşamayı temsil eder. Milyonlarca yıl önce yeryüzünü kaplayan dev eğrelti ormanları, buzulların etkisiyle yeraltında kalarak bugünkü taş kömürü rezervlerini oluşturmuştur.
Eğreltilerin fosil kayıtları 260 milyon yıl öncesine dayanır. Hatta Osmunda claytonia isimli bir türün 180 milyon yıldır formunu hiç değiştirmediği saptanmıştır.
Bildiğimiz bitkilerin aksine tohumla değil, yaprak altlarındaki sporlarla çoğalırlar (Kriptogam). Çiçek açmazlar, tohum oluşturmazlar.
Eğreltiotları bazı kültürlerde yiyecek ve ilaç olarak kullanılır. Ancak Japonya'da filizleri yenen Kartal Eğreltisi (Pteridium aquilinum) gibi türlerin, mide kanseri vakalarının başlıca sorumlularından biri olduğu düşünülmektedir. Bilmediğiniz türleri kesinlikle tüketmeyiniz.
Teraryumun Doğuşu: 1829'da Nathaniel Bagshaw Ward, bir şişe içinde tesadüfen filizlenen "Erkek Eğreltiotu"nu (Dryopteris filix-mas) keşfettiğinde modern teraryumu icat etmiş oldu. O zamanlar buna "Ward Muhafazası" deniyordu.
Sahtekarlık Uyarısı: Çiçekçilerde "Hava Bitkisi" (Air Plant) diye satılan, hiç su istemediği iddia edilen o yeşil şeyler var ya? Onlar bitki değil; kurutulup yeşile boyanmış mercan iskeletleridir. Kanmayın!
Eğreltilerin çiçek açmadığını bilim söylüyor ama efsaneler başka diyor:
- Slav Mitolojisi: Eğreltilerin yılda sadece bir kez, Ivan Kupala gecesi çiçek açtığına inanılır. Bu ender çiçeği görebilenler ömür boyu mutlu ve zengin olurmuş.
- Fin Efsanesi: Eğreltiotunun (olmayan) tohumunu bulan kişiye, ölülerin ruhları gizli hazinelerin yerini gösterirmiş.