Kuşburnu
(Rosa canina)
Kuşburnu (Rosa canina), gülgiller familyasından, gövdesi ve dalları bol dikenli bir çalı türüdür. Destek bulduğunda dikenleri sayesinde tırmanarak 5 metreye kadar yükselebilir. Doğal çit bitkisi olarak harika bir seçenektir.
Latince adı Rosa canina, tam olarak "Köpek Gülü" anlamına gelir. 18. ve 19. yüzyıllarda bu bitkinin köklerinin kuduza karşı ilaç olarak kullanılması nedeniyle bu ismin verildiği düşünülmektedir.
Yazın açan pembe/beyaz çiçekleri döküldüğünde, yerini sonbaharda olgunlaşan kırmızı meyvelere bırakır.
C vitamini açısından çok zengin olan bu meyvelerden çay, şurup ve marmelat yapılır. Gribal enfeksiyonlara ve böbrek hastalıklarına iyi gelir. İlginç bir bilgi: Bulgaristan'da kuşburnu şarabı da yapılmaktadır.
Almanya'da Hildesheim Katedrali'nin duvarını saran kuşburnu bitkisinin 1000 yaşında (bilimsel olarak en az 700) olduğu sanılıyor. 2. Dünya Savaşı'nda katedral bombalanıp yıkılmasına rağmen, bu inatçı bitki köklerinden yeniden filizlenerek hayata tutunmuştur.
Efsanesi: Frank Kralı Dindar Louis, ava giderken kutsal emanetler kutusunu bir kuşburnu dalına asar ve unutur. Geri döndüğünde bitkinin dikenleri kutuyu öyle bir sarmıştır ki askerler kutuyu alamaz. Kral bunu bir işaret sayar ve oraya katedrali yaptırır.
Kuşburnu, "Yabani Gül" olduğu için kültür güllerinin üretiminde aşı anacı olarak kullanılır. Çok dayanıklıdır.
Dikkat: Yeni Zelanda'da istilacı tür ilan edilmiştir. Bahçenizde yetiştirecekseniz, meyve verimini artırmak ve bitkiyi gençleştirmek için 4-5 yılda bir budama yapmayı unutmayın.