Latin Çiçeği
(Tropaeolum majus)
Güney Amerika kökenli olduğu için biz ona Latin Çiçeği diyoruz. İngilizce'de "Nasturtium" olarak bilinse de aslında Su Teresi (Nasturtium officinale) ile bir akrabalığı yoktur; bu sık yapılan bir hatadır.
Bu çiçeğin çok ilginç, neredeyse büyülü bir özelliği vardır. İsveçli ünlü botanikçi Carl Linnaeus'un kızı, henüz 19 yaşındayken günbatımında bu çiçeklerin tomurcuklarının açılırken "ışık çaktığını" (kıvılcım benzeri bir parlama) fark etmiştir.
Bu göz yanılsaması bilim dünyasında "Elizabeth Linnaeus Fenomeni" olarak bilinir.
Salata: Acımsı yaprakları ve çiçekleri yenilebilir; bu lezzeti ilk keşfedenler İnkalar olmuştur.
Savaşın Karabiberi: 2. Dünya Savaşı'nda karabiber ithal edilemediğinde, Latin çiçeğinin kurutulup ezilmiş tohumları biber yerine kullanılmıştır.
Turşu: Olgunlaşmamış tohumları sirkeye yatırılarak kapari benzeri bir turşu yapılır.
*Uyarı: Ülser ve böbrek hastalarının tüketmesi önerilmez.
Tuzak Bitki: Kabak, turp ve brokoliyle sıkı fıkıdır. Meyve bahçelerinde "beyaz sinekleri" kendine çekerek diğer sebzeleri korur.
Doğal İlaç Tarifi: Beyaz sineklerden kurtulmak için; rendelenmiş beyaz sabunu, içinde Latin çiçeği yaprakları bulunan sıcak suda eritin. Soğuduktan sonra bu sıvıyı bitkilerinize püskürtün.
Ekim: Nisan ayında tohumları doğrudan toprağa ekin. Güneşi sever, Temmuz'dan Eylül'e kadar çiçek açar.
Çiçeklerin dilinde anlamı "Vatanseverlik ve Kahramanlık"tır. Tarih boyunca pek çok ünlü ismin favorisi olmuştur:
- Amerikan Başkanı Thomas Jefferson
- Fransa Kralı 14. Louis
- Ünlü ressam Claude Monet (Bahçesinde bolca yer vermiştir)