Semizotu
(Portulaca oleracea)
Semizotu (Portulaca oleracea), 20 cins ve 500 tür içeren geniş bir ailenin tek yıllık üyesidir. Bahçelerde "istilacı yabani ot" sanılıp yolunsa da aslında o bir sukkulenttir ve inanılmaz özelliklere sahiptir.
Kazık kökleri sayesinde toprağın derinliklerindeki nem ve mineralleri yüzeye taşır. Bu özelliğiyle çevresindeki bitkiler için faydalı bir mikro klima oluşturur.
Örneğin, sert topraklarda zorlanan mısır bitkisi, kök salabilmek için semizotunun açtığı kanalları kullanır. Doğada hiçbir şey tesadüf değildir!
Sebzeler içinde en fazla Omega-3 içeren bitki semizotudur. Doğu Akdeniz mutfağında, örneğin Lübnan'ın meşhur "Fattuş" salatasında çiğ olarak tüketilir.
Arnavutlar böreğini yapsa da, Omega-3 değerini kaybetmemesi için çiğ tüketilmesi en sağlıklısıdır.
Semizotunun tadı topladığınız saate göre değişir!
Gece boyunca karbondioksit depolayan yapraklarında malik asit oranı sabahları 10 katına çıkar; bu yüzden sabah toplanan semizotu daha ekşidir. Daha yumuşak bir tat istiyorsanız, hasat için akşamüzerini beklemelisiniz.
Semizotunun, plastik ürünlerde (pet şişe, damacana) bulunan zararlı "Bisphenol A" bileşiğini temizleyici özelliği vardır. Kanser gibi hastalıklarla ilişkilendirilen plastiğin etkilerine karşı, özellikle hamileler ve çocuklar için harika bir detoks kaynağıdır.
Yazarın Tavsiyesi: Mutfağınızdaki plastikleri cam ve ahşapla değiştirin. Limon sıkacağınız cam, kesme tahtanız gerçekten "tahta" olsun.
Antik çağlarda insanlar semizotunu "kötülüklerden korunmak" için muska gibi taşırlarmış. Siz yakanıza takmasanız da, bahçenizde gördüğünüzde yolup atmak yerine sofranızda baş tacı etmeyi deneyin.