Yüksükotu
(Digitalis)
20 üyeden oluşan çok zehirli ama bir o kadar da büyüleyici bir ailedir Yüksükotu (Digitalis). Çiçeklerinin şekli, terzilerin kullandığı yüksüğe benzediği için bu adı almıştır. İngilizler ise ona daha kasvetli isimler takmıştır: "Ölü Adamın Çanları" veya "Cadının Eldivenleri".
Bitkinin zehirli özünden "Digitalin" adı verilen çok önemli bir kalp ilacı üretilir.
Sanat Tarihi Notu: Ünlü ressam Van Gogh'un epilepsi tedavisi için bu bitkiyi kullandığı söylenir. Bitkinin yan etkilerinden biri "sarı görme" bozukluğudur (Xanthopsia). Van Gogh'un tablolarındaki o meşhur, yoğun sarı rengin ve yıldızların etrafındaki halelerin sebebinin bu bitki olduğu düşünülmektedir.
Bir İngiliz atasözü der ki: "Yüksükotu ölüyü diriltir, diriyi öldürür."
Bitki o kadar zehirlidir ki, vazoya koyduğunuzda zehri suya geçer. Bu suyu yanlışlıkla içen çocukların ve evcil hayvanların öldüğü vakalar vardır. Lütfen çok dikkatli olun!
İskandinav Mitolojisi: Perilerin, yaklaşan avcılara karşı arkadaşlarını uyarmak için bu çiçekleri çan gibi çaldığına inanılır. Bahçenize peri davet etmek isterseniz (!) gölge bir yere bu çiçeği ekebilirsiniz.
Roma Mitolojisi: Tanrıça Hera, bir erkeğe ihtiyaç duymadan hamile kalmanın yolunu bu çiçekte bulmuştur. Çiçeği karnına ve göğüslerine sürdüğü an hamile kalmış ve Savaş Tanrısı Mars'ı doğurmuştur.
Gölgeyi, nemli ve humuslu toprakları sever. Tohumları o kadar küçüktür ki, toprağa serptiğinizde üzerini örtmenize bile gerek yoktur. Ama güzelliğine aldanıp zehrini unutmayın...